Elfen Lied

İnsan evriminin bir sonraki basamağı olarak kabul edilen Diclonius’ların en ayırt edici özellikleri başlarındaki iki boynuzdur. Dicloniusların yüksek derecede telekinetik güçleri olduğundan, insan ırkına zarar vermemeleri için yakalanıp laboratuarlarda saklanıyorlardır. Bir gün bir kaza olur ve bir diclonius geride bir çok insanı katlederek laboratuardan kaçmayı başarır. Kaçışını tamamlayacağı sırada başından vurulur ve denize düşer. Kaçmayı başaran dicloniusu iki kuzen kurtarır. Diclonius hafıza kaybı yaşamaktadır ve tek diyebildiği şey “Nyuu”dur.
Tanıtım: AGT
Elfen Lied hakkında uzun zamandır birşeyler yazmak istiyordum fakat bir türlü fırsat bulamıyordum. Sonunda kendimi işten güçten uzaklaştırıp klavyenin başına geçtim.

Bu anime de tıpkı Death Note ve Hellsing gibi bir çok anime severin arkadaşlarını anime dünyasına kazandırmak için kullandığı gizli silahlardan birisidirdesem yanlış olmaz sanırım. Ayrıca "ne o çizgi film mi izliyorsun?" klişesini yıkmak içinde en etkili silah olduğunu düşünüyorum. Çünkü içerisinde şiddet, cinsellik ve dram bol keseden kullanılmış ve gördüğü her renkli şeye çocuk işi diyenlere bile bu kadarda olmaz dedirtecek düzeyde. Tabi ki Kumiko Noma'nın seslendirdiği o efsane açılış şarkısı Lilium da insanları kendine çekmesinde bir etken teşkil ediyor.

Elfen Lied'ın, ClauseOver tarafından çevrilen AHQ sunumuyla uyumlu Türkçe altyazıları Divxplanet sitesinde mevcut.

Gel gelelim bu anime hakkındaki düşüncelerime.

Bence Elfen Lied gereğinden fazla duygusal şiddete boğulmuş, oldukça kasvetli bir yapım ve bu nedenle seveni kadar nefret edeni de olduğunu düşünüyorum. Serinin kısa oluşu, konuların 13 bölüme sıkıştırılarak yüksek dozda karamsarlık almanıza neden oluyor. Seri bitiminde kendinizi dayak yemiş gibi hissedebilirsiniz, yani en azından ben öyle hissettim. Ecchi oluşu da sizi korkutmasın veya heyecanlandırmasın çünkü akan kandan gözlerinizi kaçırıp ecchi konusuna hiç dikkat edemeyebilrisiniz.

Sonuç olarak bu anime bu türü sevenlere yönelik yani meraklısına özel ve ayrıcalıklı bir yapım. Türü sevmeyenlerin izlemediklerinde fazla birşey kaçırmayacaklarını söylesem de yinede herkesin kendinden birşeyler bulacağını düşündüğüm nadir yapımlardan ve müzikleri gerçekten harika.







Ben Geldim

Herkese merhabalar ne zamandır blog'uma birşeyler yazmadığımı farkettim ve yeni bir yazı yazmaya karar verdim (işin aslı iş yerinde çoook canım sıkıldı yapacak birşeyler ararken blog geldi aklıma.) Gerçi uzun bir zamandır buraya birşeyler yazamamamın kendimce bir çok sebebi de var ve bu zaman zarfındaki (kendimce) hareketli hayatımı sizlerle paylamak istedim.

1- Uzun zamandır beklediğim haber geldi ve sonunda atamam oldu, artık benimde bir işim var. :P

2- Tabi ki iş sahibi olunca hemen kendi evimi tutum, işin aslı ailem apar topar bana bir ev bulmuş beni ne kadar çok seviyorlar. :(

2.1- Bu arada aklınızda bulunsun taşınma esnasında dikkat etmeniz gereken ilk şey telefon ve internet naklini halletmekmiş zor yoldan da olsa öğrendim bunu. Seni seviyorum ttnet (!).

3- Normal bir insandan daha çok bir yarasa gibi yaşamaya alıştığım için sabahın altısında uyanıp işe gitmek tüm dengemi bozmuş olsa gerek ki artık akşam dokuzda yatakta oluyorum, biri beni kurtarsın lüütfeeeen.

4- İş yerinde internet var ancak tüm siteler (en azından benim için tüm siteler) engelli ve sadece öğle arasında bir saat açılıyor, yemek mi yesem nette mi dolaşsam bilemedim.

4.1- Facebook engelliyken twitter'ın açık olmasıda düşündürücü doğrusu. :/

6- İlk maaşımla Full HD 3D Smart TV ve PS3 aldığım için PC eski heyecanını kaybetti. Kendimi bilgisayarıma ihanet etmiş gibi hissediyorum. :(

7- Bu arada yeni bir icon sitesi üzerinde çalışıyorduk ve sonunda aktif olduk, php özünde ne kadar sevecenmiş öyle. <3

8- Yok evde yalnız değilim kankam var ve bir sene kadar daha benimle, PES oynamaktan sıkıldım yav pas verip şut vuracam diye yüklenmekten parmaklarım ağrıyor.

8.1- PES oynamaktan sıkıldım demişken şöyle bildiğiniz güvenilir ikinci el oyun satan bir site var mı? Kayseri'de satış yapan yerlerde olur.

9- İşe başladığım günden bu yana başımı dosyalardan kaldıramadım, bu nedir arkadaş ne kadar borçlu insan varmış. Rüyalarımda biledosya düzenliyorum. o_O

10- Cebime para girince kıtlıktan çıkmış gibi kitap aldım, yatağımın içinden bile kitap çıkıyor, kendimden korkuyorum.

İşte bir kaç aylık hayatımın özeti zorlamayla 10 madde ancak oldu, o kadarda meşkul deyilmişim lan şimdi kendimden utandım. :P Neyse bunun üzererine bir kaç ay daha uğramam buralara. Birde can sıkıntısından yine blog temamı değiştirdim hadi hayırlısı.

Zaman

Zaman ne çabuk geçiyor, ne ara Cumartesi oldu? Önceden de böyle miydi, yoksa biz mi kaptırdık kendimizi değersiz şeylerin gereksiz kavgasına? Çocukken her şey gibi zamanda mı devasa, bitmek bilmeyen, sonsuz görünüyordu gözlerimize, yada büyüdükçe küçülüp daralan düşüncelerimiz ve hayallerimiz gibi zamanda mı hapsoldu at gözlüklerimize?..

Neon Genesis Evangelion

Bu seriyi anlatmak için fazla bir şey yazmaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Hatırı sayılır bir takipçi kitlesi olan Evangelion'ın bir o kadarda sevmeyeni olması çokta şaşılacak bir şey değil bence. Mecha konusunda yetersiz olduğumdan mıdır yoksa yapımın felsefesini anlamadığımdan mıdır bilmiyorum ancak bende TV serisini sevmeyenler denim. Nedense güzel bir konuyu alelacele anime olarak hazırlayıp izleyiciye sunmuşlar havası aldım seriden ve o anlatımdaki ağırlık, psikolojik baskı ve dram bir süre sonra can sıkıcılığı aşarak bende nefret duygusuna dönüştü.

Great Teacher Onizuka

Bir öğretmen düşünün; eski bir çete lideri, okul müfredatını, kurallarını hiçe sayan, sırf sapıkça fantezileri için öğretmen olmuş ancak öğrencilerine de canından çok değer veren, çılgın, uçarı bir öğretmen, işte karşınızda Great Teacher Onizuka. İzlerken oldukça keyif aldığım bu eski anime günümüz yapımlarının ne kadar ruhsuz, içi boş ve taklitçi olduklarını gösterdi bana.

School Days

''Rezalet,'' bu animeyi açıklamak için en uygun kelime budur herhalde. Animeyi izlediğim dönemde çoktan anime dünyasına adım atmıştım yinede bendeki yan etkisi uzun süre geçmedi. Bir süre kendimi toplamak için anime izlemeye bile ara verdim. Hayata bakış açım değişti, karamsar bir kişiliğe büründüm. Gerçi erotik bir oyundan uyarlama bir animeden ne beklenir ki. Hata bende izlemeden araştırma yapmadım ve şimdiye kadarki en büyük hüsranım bu anime oldu.

Tatil Bitti Bende Bittim

Öncelikle herkese selamlar, uzunca bir süredir tatildeydim ve sizlerden uzak kaldım. Tatil kelimesi sizi yanıltmasın sakın, yani kıçımı devirip yattığımı sanmayın yatmadım (yatamadım T_T). Yolculuğum ilk olarak ramazanı ve bayramı geçirmek için köye dedemin yanına gitmemle başladı. Bu süre boyunca bağ bahçe işleri ve dedemin askeri otoritesine birde oruç ve sıcaklar eklenince düştüğüm hali anlatmaya kelimeler yetmiyor. Ayrıca bütün akrabalar bize toplandığı için kendi yatağımı bile göremez oldum. Akrabalarla bir arada olmak güzel fakat ben yalnızlığı seven biri olduğum için kalabalık beni boğdu. Birde bunlara bayramın son saniyesine kadar eş dost ziyareti ve el öpme mecburiyeti eklenince az daha kayışı koparıyordum.

Tatildeyim

Herkese selamlar, bir ay boyunca buraya, icon sayfasına, divxplanet ve diğer kullandığım sayfalara erişme imkanım olmayacak. Şu an ramazan nedeniyle memleketteyim ve bu süre boyunca internetten de uzak olacağım. Tamda teknomekan sitesinde yöneticiliğe başlamışken internete ara vermek kötü olmuş olsa da elimden bir şey gelmez. :) Bilgisayar bağımlılığımı yenmek için bulunmaz bir fırsat yakalamışken kaçırmak olmazdı. Bu süre zarfında sadece cep telefonumdan twitter hesabımı kontrol edeceğim ve sohbet etmek isteyenleri bekliyorum.

Dönüş de sıra dışı yazılarla ve yeni klasör iconlarıyla kaybettiğim zamanı telafi edeceğimden hiç şüpheniz olmasın. Ayrıca boş zamanımı değerlendirmek için okumaya başladığım kitaplar hakkında da ilginç yazılar gelebilir, hazırlıklı olun.

Bu sıcakta oruç tutan/tutmayan herkese Allah sabır versin. Hayırlı ramazanlar. :D

Hayvanlar İçin Birkaç Satır

Geçenlerde Twitter'a göz atarken Rei ve Asuka arasındaki yazışmalar dikkatimi çekti ve bu durum beni böylesi önemli bir konu üzerine düşünmeye sevk etti. Konuşma bu yaz sıcağında hayvanlar için kapıya bir kap su bırakmaktan, günümüzdeki insanların hayvanlara yaklaşımına kadar uzuyordu. Bende bu konuya müdahil olmak için geçmişle günümüz arasındaki hayvan sevgisinin farkını birazda olsa sizlere aktarma umuduyla bu yazıyı yazmaya karar verdim ve buradayım işte.

''Modern çağa ayak uydurmak için'' diye başlayan ve ardından insanlıktan uzak şartlar sıralayan sözde modern insanların hayvan sevgisinden anladıkları, evde kedi, köpek, akvaryumda balık, kafeste kuş beslemekten öteye gitmiyor. Bu insanlar hayvanları kafeslerin içine hapsedip sergilemeyi iyilik, onların üzerinden para kazanmayı sevgi sanıyor.

Ai Yori Aoshi

Canı sıkılan ve romantik-komedi tarzını sevenler için oldukça doyurucu bir anime. Harem unsuru seri içerisine oldukça güzel yayılmış ve serinin aşk dokusunu zedelemeden komedi ve dram ögelerini beslemek için kullanılmış. Aslında seri işlediği konu bakımından bize fazla yabancı değil. Bir nevi aşiret ve beşik kertmesi hikayesi demek yanlış olmaz. Bu durum benim seriye kolay ısınmama ve olayları fazla yadırgamadan izlememe olanak sağladı. Aslında izledikçe Japonlarla ne kadar ortak noktamız olduğunu anladım. Bu anime Japonya'da ki güçlü ailelerin çocukları üzerinde ne kadar tutucu olduklarını ve onların hayatlarını nasıl yönlendirdiklerini anlatmak konusunda benzersiz.

Sinemada Bir Haftada Üç Film İzlemek

Uzun zamandır sinemaya gitmemiştim fakat bir hafta içinde üç filme gitmekte biraz abartılı oldu. Normalde evde, haftada 4-5 film izleyen birisi olmama rağmen sinema farklı bir ortam ve insanı fazlasıyla yoruyor. Birde sinemadaki koltuklar dandik ise vay haline.Farklı oturma şekilleri denerken filmi izlemeyi unutuyor insan. Birde evde, yatağa yayıl, filmi durdur, geri al, ileri atla, acıkınca mutfağı karıştır, istediğin an tuvalete git, rahat rahat ağla, doya doya kahkaha at özgürlüğüne alışınca insan sinemada ne hat edeceğini bilemiyor.

- Copyright © 2012 Ookami'nin Yeri - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan - Edit by ookami -